TR | EN

Vücut Komposizyonu ve Ölçümü

VÜCUT KOMPOZİSYONU

Vücut Kompozisyonunu belirlemek için birçok yöntem mevcuttur; kişinin şişman olup olmadığına yalnızca bakarak da karar verilebilir. Yani alışkın bir göz sadece bakarak tanı koyabilir. Ancak tanının objektif ölçütlerle kanıtlanması gereklidir. 
 
Bu yöntemler; Doğrudan Ölçüm ve Dolaylı Ölçüm olarak ikiye ayrılırlar. 
Vücut Kompozisyonunu Belirlemek için bir çok yöntem ve yol mevcuttur; tabiki kişinin şişman olup olmadığına yalnızca bakarak da karar verilebilir.Yani alışkın bir göz sadece inspeksiyonla tanı koyabilir. Ancak tanının objektif ölçütlerle kanıtlanması gereklidir.Bu yöntemler; Doğrudan Ölçüm (Direct Carcas Analyse) ve Dolaylı Ölçüm olarak ikiye ayrılır. 
Doğrudan ölçüm metodu, canlı insan vücudu üzerinde uygulanması mümkün değildir, ancak kadavra üzerinde uygulanabilir.Kliniklerde yağ miktarını saptamak için uygulanan yöntemler dolaylı ölçüm yöntemleridir. Dolaylı ölçüm metodlarından biri İnspeksiyon olup, aletsiz çıplak gözle karar verilmesi şeklinde uygulanır. Dolaylı ölçüm metodlarından diğeri  Antropometrik ÖlçümYöntemleridir. Boy ve Kilo karşılaştırmaları, Çevre ve Çap Ölçümleri, Deri Kıvrım Kalınlıklarından yola çıkılarak yapılan hesaplamalar bu grupta değerlendirilmektedir.
Densitometri; beden yoğunluğundan beden kompozisyonunu belirlemede kullanılan yöntemlerin genel ismidir. 
Under Water Tests (su altı testleri); uygulanması çok zor olan testlerdir.Suyun içine batırılan cisim taşırdığı su kadar ağırlık kaybeder temeline dayalı olan kaldırma kuvveti prensibine dayanır.Su içine batırılan cismin volümü taşırdığı suyun volümüne eşittir.Ancak uygulanması ve bağlı kalınması gereken bir çok şart vardır.Sualtında yapılan tartım bu gruba girmektedir.
Şişe Kaldırma Kuvveti Yöntemi ise bir başka under water (su altı ) testtir.Su hacminin direkt ölçümünü içermektedir ve 4°C de yer değiştiren 1lt suyun 9.81 N'luk bir kaldırma kuvveti uyguladığı gerçeğine dayandırılır.
Potasyum 40 Yönteminde; beden doğal olarak K 40 şeklinde gama radyasyon yayar, K40 oranı bedendeki tüm potasyum miktarını tespit ettiğinden ve yağsız dokularda oldukça sabit potasyum miktarı bulunduğundan, bedendeki potasyum miktarının ölçülmesi, beden kompozisyonunda yardımcı olacaktır.K 40 sayımı radyoaktif sayımla belirlenir.
İzotopik Dilisyon Yöntemi; toplam vücut suyu çeşitli izotopik dilisyon teknikleri ile ölçülebilir.En çok kullanılanları "antipyrine, tritiumoxide, deuterinoxide" dir.Tipik işlem ağız yolu ile venöz kana belirli miktarda bu maddelerden birinin verilerek bir dengeleme örneğinin alınmasını içerir. Doku direncinden yağ oranı belirleme grubunda ise II yöntem mevcuttur.Bunlar; İnfrared yöntemi ve Bio Elektrik Impedans Yöntemi dir. İnfrared yöntemi derinin yüzeyindeki yağ dokusunun kalınlığına giden ve geriye dönen ışığın kat ettiği zamana bakarak deri kıvrım kalınlığını ölçen yöntemdir. 
Bio Elektrik Impedans Yöntemi çabuk, noninvasive ve pahalı olmayan bir yöntemdir.Bu yöntemde bedene düşük düzeyde elektrik akımı verilerek BIA Analizatörü tarafından impedans ölçülür.Bedenin toplam su miktarı impedans değeri ile belirlenebilir.Çünkü beden suyundaki elektrolitler iyi bir elektriksel geçirgendir.Toplam beden suyu volümü büyük ise elektrik akımı daha az dirençle karşılaşarak geçecektir.
USG (Ultrasonografi), CT (Bilgisayarlı Tomografi), MRI (Manyetik Rezonans) gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak analizler yapılabilir.Tüm bu yöntemler uzun çalışmalar sonucu ve yılların getirdiği tecrübeler sonucu oluşmuş olup, herbir yöntemin kendine ait kuralları ve işleyiş biçimi vardır ve "Dolaylı Ölçüm Metodu" olmaları sebebi ile tüm yöntemlerde işleyiş biçimi ve kuralları uygulanmadığı sürece hataya açık olacaklardır.Günümüzde pratikliği, kolaylığı, rahatlığı ve maliyeti açısından Bio Impedans Analiz Yöntemi daha fazla kullanılmaktadır.
Tüm bu yöntemler uzun çalışmalar sonucu ve yılların getirdiği tecrübeler sonucu oluşmuş olup, herbir yöntemin kendine ait kuralları ve işleyiş biçimi vardır ve "Dolaylı Ölçüm Metodu" olmaları sebebi ile tüm yöntemlerde işleyiş biçimi ve kuralları uygulanmadığı sürece hataya açık olacaklardır.Günümüzde pratikliği, kolaylığı, rahatlığı ve maliyeti açısından Bio Impedans Analiz Yöntemi daha fazla kullanılmaktadır.
 

Tanita Profesyonel Vücut Analizi

Tanita Bia Technology Nasıl Çalışır?
Tüm Tanita vücut kompozisyon monitörleri gelişmiş Biyoelektrik Empedans Analizi (BIA) teknolojisini kullanmaktadır. Bir Tanita monitöründe üzerinde çıplak ayakla durduğunuzda, cihaz elektrotlardan güvenli bir elektrik sinyali gönderir. Segmental modellerde dört el elektrotu her bir bacak, kol ve karın bölgesi için ekstra okumalar sağlayacaktır.
Elektrik sinyali, hidratlı kas dokusunda bulunan suyun içinden hızlı bir şekilde geçer, ancak yağ dokusuna geldiğinde direnci sağlar. Empedans olarak bilinen bu direnç ölçülür ve vücut kompozisyonu ölçümlerini hesaplamak için bilimsel olarak onaylanmış Tanita denklemlerine girilir. Monitöre bağlı olarak vücut kompozisyonu ölçümleri 20 saniyenin altında verilir.
Kalp pili gibi elektronik bir tıbbi implant kullanan insanlar vücut kompozisyon monitörünü kullanmamalıdır. Vücuttan geçen elektrik sinyali, çalışmasını etkileyebilir. Hamile kadınlar sadece ağırlık fonksiyonunu kullanmalı, diğer tüm fonksiyonlar hamile kadınlar için tasarlanmamıştır.
Tanita'nın kullandığı "BIA yöntemi ve metodolojisi" doğrudan ve dolaylı yöntemler ile kıyaslanmış ve yüksek doğruluk derecesine ulaşabilmektedir. Tanita ile yapılmış bilimsel çalışmalara internet ortamından rahatlıkla erişilebilirsiniz.
Mesela; Amerika'da bulunan NCBI (National Center for Biotechnolgy Information)'de yeralan PublMed.gov (US National Library of Medicine National Institutes of Health)' da yayımlanmış makaleleri veya Google Akademik üzerinden de yine aşağıda bulunan linkleri tıklayarak rahatlıkla erişebilirsiniz. Buradan ulaşabileceğiniz makaleler, TANITA cihazları ile yapılmış olan tüm (lehinde veya aleyhinde olan) makaleleri kapsar.
 
     
     
 
Bio Elektrik Impedans Yöntemi çabuk, noninvasive ve pahalı olmayan bir yöntem olduğunu belirtmiştik ve bu yöntemde bedene düşük düzeyde elektrik akımı verilerek BIA Analizatörü tarafından empedansın ölçüldüğünü de söylemiştik. Ancak empedans teknolojisi gün geçtikçe kendini yenilemiş ve yerini "multi-frekans" denilen farklı hertzlerde ve birden fazla elektrik akım dalgası ile Resistance-Reactance ve Phase Angle unsurlarını kullanan ileri teknik bir analize bırakmaktadır.
Multi-Frekans sistemine sahip analizatörler ile yapılan analiz detaylandırılabilir, doğru sonuçlara ulaşmak kolaylaşır ve uygun frekanslar verilerek hücre içinde ve hücre dışında yer alan sıvı tespiti ile de ödem olarak adlandırılan indekse ulaşmak kolaylaşır.
 

YAĞ ORANININ DOĞRU TESPİTİ VE TAKİBİ ÇOK ÖNEMLİDİR...

Günümüzde BIA teknolojisini kullanan ve vücut kompozisyonunu ölçen farklı markalara sahip onlarca cihaz mevcuttur. Ancak TANITA markası kullanmış olduğu yeni teknolojisi (Rezistans,Reaktans ve Faz Açısı) ve dünya çapına yayılan geniş referans ağı ile öne çıkmaktadır.
Türkiye geneline yapılmış olan binlerce satış, Tanita ile yapılan analiz sayısı da gözetildiğinde obezite için tek başına bir "referans değer" olacak hale gelmiştir.   
Dolaylı ölçüm yöntemlerinde bir parametre veya parametreler kullanılarak sonuca ulaşılabildiğini biliyoruz.  Bu yöntemler klinik çalışmalarla desteklendikleri müddetçe bilimsel olarak geçerlidirler. 
 
TANITA BIA Analizinde Cinsiyet ve Yaş Değiştiğinde aynı sonucu almazsınız!
BIA analizinde eski teknolojilerde empedans, yeni teknolojik cihazlarda ise Resistance,Reactance ve Phase Angle değerleri kullanılır. Bu terimler elektrik biliminde kullanılan terimler olup "ham verilerdir", analizatörler bu verilerin ışığında vücut analizini yaparken, "cihazları geliştirirken" yapmış oldukları bilimsel çalışmalar ile hesaplama yolları yani "doğru sonuca ulaşmak" için denklemler geliştirirler.
BIA analizatörlerinde ölçülebilen değerler yalnızca bu değerlerdir, Vücut Kompozisyonu bu değerler üzerinden denklemler ile çıkarılır. Cihazlar arasındaki kalite farkı fiziksel sağlamlıkları yanında, bilimsel çalışmalarla geliştirilen bu denklemlerin kalitesi olarak ortaya çıkmaktadır, çünkü sizin de yukarıda bulunan bilimsel çalışmalara ait linklerden ulaşıp görebileceğiniz gibi TANITA markasının arkasında "Bilimsel bir yapı" vardır.
Bu denklemler ve bu denklemleri kurmak için yapılan çalışmaların tamamı cihazların gerçek değerini göstermektedir.                       
 
SORU : Aynı boy, aynı yaş, aynı cinsiyet ve aynı kilodaki iki kişinin yağ oranı aynı mıdır?
 
Görüntü yanıltabilir;
 
Şekil A ve B aynı kiloya sahiplerdir. C ise hacimli ve daha yağlı görünmektedir. Ancak üçünün de yağ oranları ölçüldüğünde B ve C nin yağ oranları normal düzeyde, A nın ise çok yüksek oranda yağ değerine sahip olduğu görülmüştür.
Kilo vermek de yağ oranını arttırabilir;
Diyet öncesi A ve B nin yağ oranı, kilosu ve boyu eşittir.Aynı zaman içerisinde eşit kilo kaybı görülmesine rağmen, diyet ile birlikte egzersiz de yapan B nin yağ oranı değeri A ya göre daha düşüktür.
 
 
 
SORU : Aynı boy, aynı yaş ve aynı kilodaki bir bayan ve bir erkeğin yağ oranı aynı mıdır?
 
Vücut Kompozisyonu Modelleri :
Vücut kompozisyonunun iki modeli vardır (Brozek, Grande, Anderson ve Keys 1963; Siri 1961) :
Yağ ve Yağsız Kütle.
Yağsız Kütle; atık kimyasal maddeler, su, kas(protein) ve kemik(mineral) dokuyu içerir.
 
Beden Yoğunluğu :
Araştırmacılar Yağsız Kütle yoğunluğunun yaş, cinsiyet, etnik köken, şişmanlık düzeyi ve fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkili değişkenlik gösterdiğini belirlemişler (Baumgartner, Heymsfield, Lichtman; Wang ve Pierson 1991; Williams et al. 1993).
 
Örneğin; siyah erkek ve bayanlarda ortalama Yağsız Kütle yoğunluğu, yüksek mineral ve protein kapasitesi nedeniyle 1.10g/cc/standart değer) den yüksektir (~1.106g/cc - ~7.3%Yağsız Kütle) (Cote ve Adams 1993; Ortiz et all 1992; Wagner ve Heyward 2001)
 
Siyah insanlarda Yağsız Kütle yoğunluğundaki bu farklılıklar itibarı ile % Yağ değerlerine bakıldığında vücut yağının düşük olduğu görülür.
 
Yine başka bir örnekte Beden Yoğunluğu 1.10 g/cc olarak hesaplanan futbol oyuncularında % Yağ değerinin düşük olduğu saptanmıştır (Adams, Mottola, Bagnal, Mc Fadden 1982).
 
Keza, çocuklarda Yağsız Kütle yoğunluğu, yüksek su miktarı (%76) ve düşük mineral miktarı (%5.2Yağsız Kütle) nedeniyle düşüktür (1.084g/cc=FFB yoğunluğu) (Lohman, Boileau ve Slaughter 1984).
 
Bunun yanında yaşlı bayan ve erkeklerde ortalama Yağsız Kütle yoğunluğu düşük mineral değerleri (%6.2 Yağsız Kütle) nedeniyle 1.096g/cc olarak ölçülmüştür (Heymsfield et al. 1989).
Bu nedenle, yaşlı ve çocuklarda vücut yağı yüksek çıkmaktadır.
BU DURUMDA SONUÇLARIN HEP AYNI ÇIKTIĞI, YAŞ tan ve CİNSİYET ten BAĞIMSIZ YAPILAN ANALİZLERİN GEÇERLİLİĞİ, BU ZAMANA KADAR YAPILMIŞ OLAN BIA YÖNTEMİ İLE İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMALARA VE LİTERATÜRE AYKIRILIK GÖSTERMEKTE OLUP, GEÇERLİLİĞİ SORGULANABİLECEKTİR!
 
Her Analiz Sonrası Aynı Sonucun çıkması, Analizin Doğru Olduğunu Görtermez!
 
Size bir tansiyon ölçme cihazı önersek; ve her ölçtüğünüzde hep
otururken 110-70 mmHG
ayakta iken 120-80 mmHG  gösterse ve sonuçlar hiç değişmese
 
SİZ BU TANSİYON ÖLÇME CİHAZINI her ölçtüğünüzde aynı sonucu veriyor diye alır mıydınız?
 

RAPORLANAN DEĞERLER HAKKINDA KISACA NOTLAR;

 Kilo: Vücut ağırlığıdır; Toplam Vücut Suyu, Protein, Mineraller ve Vücut Yağ Ağırlığı gibi yapısalların toplamını anlatır.
BMI (Body Mass Index-Vücut Kitle Indeksi): Bir hesaplama işlemidir ve bu hesaplama sonucunda çıkan değer için Referans Aralıkları mevcuttur. Analiz sonucu oluşturulan Rapor örneklerinde Yaşına ve Cinsiyetine uygun Referans Değerlerini ve Referans Değerlerinden Farklarını bulabilirsiniz. Kısaca hesaplama VKI = Kilo / (Boy (mt) x Boy (mt)) şeklinde yapılır. 
 
Yağ Oranı (%) ve Ağırlığı (kg): Yağlar vücudumuz için gerekli olan enerjinin en önemli kaynağıdır. Vücudumuzun normal bir üyesi ve insan fizyolojisi açısından vazgeçilmezi olan yağ dokusunun normalden fazla olması, bir hastalık halinin varlığını belirleyecektir. Aktif ve sağlıklı kalabilmemiz için vücudumuzun belli oranda yağa ihtiyacı vardır.
Yağlar; eklemlerimizin desteklenmesi, organlarımızın korunması, vücut ısımızın kontrolü, enerji rezervlenmesi (aç kalma halinde) gibi görevler üstlenmektedir. Bunun için, vücudumuza gerekli olan yağ miktarına bilinçli olarak karar verilmelidir. Yani vücudumuzdaki bu oran ne az ne de çok olmalıdır. İdeal ölçülerde ve gerektiğince olmalıdır. Analiz sonucu oluşturulan Rapor örneklerinde, analizi yapılan kişinin Yağ Oranı (%)  ve Ağırlığı (kg) için Yaşına ve Cinsiyetine uygun Referans Değerlerini ve Referans Değerlerinden Farklarını bulabilirsiniz.
 
Sıvı Oranı (%) ve Ağırlığı (kg): Yetişkin bir insanın ağırlığının yaklaşık %50 – 70’ i Vücut Sıvısından oluşmaktadır. Bu oran yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişiklik gösterir. Yeni doğanlarda en yüksek seviyede ve yaş ilerledikçe de en düşük seviyelere gelen vücut sıvısı kilo kontrol programlarında iyi takip edilmelidir. Analiz sonucu oluşturulan Rapor örneklerinde, analizi yapılan kişinin Sıvı Oranı (%)  ve Ağırlığı (kg) için Yaş ve Cinsiyetine uygun Referans Değerlerini ve Referans Değerlerinden Farklarını bulabilirsiniz.
Toplam Vücut Sıvısı Hücre İçi Sıvı (ICW) ve Hücre Dışı Sıvı (ECW) olarak tutulmaktadır. Özellikle Hücre Dışı Sıvının (ECW) Toplam Sıvıya olan oranı önem arz etmekte olup, bu orantı belirli değerleri aştığında ödem olarak nitelendirilen veya kabaca su toplama olarak tabir edilen durumların oluştuğu gözlenebilir. 
Çalışmalarımız bu oranın %38 – 43 arasında normal bir seyirde olduğu %45 seviyelerinin üzerinde olması durumunda ise ileri tetkikler istenebileceğini gösterir niteliktedir. Ödem farklı sebeplerden oluşabilmektedir. Stres, yorgunluk, aşırı alkol ve kafein tüketimi, ani kilo değişimleri, çarpma-düşme gibi yaralanmalar, uzun yolculuklar, uykusuzluk, yüksek ateş veya hastalıklar vb… sebepler bu oluşuma neden olabilir. Bu oluşumlar geçici olup zamanla kendiliğinden ortadan kalkabildikleri gibi, hastalığa bağlı oluştuklarında ise bir haberci olabilirler. Bu nedenle bu oranın takip edilmesi uzman-hasta ilişkisinde ve sağlık açısından önemlidir.
Ödemlerin hastalık neticesinde oluşması durumuna hücre yapı sağlığının bozulması neden olabilir. Hücre sağlığı yaşlılık, hastalık vb… sebeplerden dolayı bozulmaya başladığında hücre zarı yırtılmaya başlar ve hücre içindeki sıvı hücre dışına taşınarak hücre dışı sıvıyı arttırır ve böylece hücre dışı sıvı / toplam sıvı oranı tahminlerimizi güçlendirebilir.
 
Kas Ağırlığı: Kaslar kemiklerimiz ve eklemlerimiz ile birlikte hareket yapımızı destekler. Vücut şeklinin oluşması, madde taşınması ve ısı üretimi gibi görevleri vardır. Toplam Kas Miktarı Analiz sonucu oluşturulan Rapor örneklerinde verilmektedir.
Soft Lean Mass (Yumuşak Kas Dokusu); Yumuşak Kas Dokusu Miktarı Analiz sonucu oluşturulan Rapor örneklerinde verilmektedir. Toplam Kas Miktarından farkı, kas içerisinde yer alan sıvı ve protein miktarını yansıtır.
Skeletal Muscle Mass (İskeletsel Kaslar); Çizgili kas grubunda olup, İskelet etrafında bulunan, hareketi sağlayan ve istemli olarak hareket ettirdiğimiz kaslardır.  
Kaslarımızın yaklaşık %80 i sıvıdır. Bu durum yaşa, boya, cinsiyete, kiloya, etnik kökene vb… unsurlara göre değişiklik gösterir. Dehidrasyon dönemlerinde kilo kontrol programlarında sıvı kaybı yaşanmaktadır. Dolayısı ile kilo kontrol programının ilk birkaç ayında bu kayıp raporlarınızda kas kaybı imiş şeklinde görülebilmekte ise de bu kayıp bir kas kaybı olarak değerlendirilmemelidir, çünkü bu kayıp kas içerisinde yer alan protein yapıda olmayıp sıvı yapıdaki bir kayıptan kaynaklanmaktadır.
 
Kemik Mineral Ağırlığı: Kemik yapı organik madde, sıvı ve mineral yapıdan oluşmaktadır, bu değer kemik yapıda yer alan mineral kütle hakkında bilgi verebilir.
 
Segmental Vücut Kompozisyonu Analizi: (Segmental yani Bölgesel ölçüm yapabilen cihazlar içindir) Sağ-Sol Kollar ve Bacaklar ile Gövde olmak üzere toplam beş bölgeden bahsedilir. Vücut Yağ Oranı (%) ve Ağırlığını (kg), Yağsız Vücut Ağırlığını (kg) (Fat Free Mass, Lean Body Mass, Yağsız Ağırlık, Yağ Dışı Kütle olarak da isimlendirilebilir) ve Kas Ağırlığını (kg) bölgesel olarak görebilmemize yardımcı olur.
Bu analiz özellikle bölgesel değerlendirme, egzersiz planlama ve vücut denge yapısını analiz etme amaçlı olarak yapılabilmektedir.
 
Metabolizma Yaşı: BMI, kilo, sıvı ve yağ durumu referans değerleri üzerinden özel bir algoritmik yapı ile değerlendirilerek oluşturulan ve bu yapıya uygun düşen yaşı ifade eder. 
 
Bazal Metabolizma Hızı: Kcal ve Kjl olmak üzere 2 farklı ölçüm birimi ile ifade edilir. Aktivite dahil edilmeden hareketsiz-dinlenir vaziyetteki vücudun günlük ihtiyacı olan enerji miktarı olarak ifade edilir. BMR, RMR, BMH olarak da ifade edilebilir.
 
BMR/Kilo: Bazal Metabolizma Hızını anlamak için çok etkin bir parametredir. Bu skoru tarif etmek için bir erkek ve bir bayanın metabolizma hızlarının Erkek için 2100 Kcal ve Bayan için 1350 Kcal olduğunu varsayalım. Görünüş erkeğin metabolizma hızının bayana oranla çok daha yüksek olduğudur, ancak bu parametre ise bize gerçek değeri gösterir.                      
Şöyle ki;  Erkek 98kg ve BMR 2100. BMR/Kilo  = 21,43        Bayan 49kg ve BMR 1350. BMR/Kilo = 27,55
Böylece Kilo başına düşen BMR skoru aslında Bayanın Metabolizma Hızının erkeğe göre oldukça yüksek olduğunu gösterebilir. Bu skorun, kilo kontrol programında kişiye ait geçmiş analizlerle kıyaslandığında kilo kaybedildikçe yükseliyor olması beklenir.
 
İdeal Kilo: Kiloyu değerlendirmek için kullanılan BMI referans değerleri yaşa uygun ve aralıklı değer olarak verilmiştir. İdeal kilo Raporda, ilgili kişiye ait BMI için verilen alt değer ile üst değere karşılık gelen kiloların hesaplanarak olması gereken “İdeal Kilo Aralığı” olarak verilir ve Ayrıca ideal olarak bulunan alt ve üst değerler; En İdeal Kilo =  (alt değer + üst değer)/2 hesaplaması ile en ideal değer olarak verilmektedir.
 
Obezite Derecesi: En İdeal olarak hesaplanan kiloya olan uzaklığınızı % olarak ifade eder. Mesela, Mevcut Kilonuz 83,4kg  iken İdeal Kilo Aralığınız 59,17kg – 73,96kg aralığında bulunacaktır. 
En İdealiniz ise 66,57kg olarak verilecektir. Dolayısı ile Obezite Derecesi % 28,10 olacaktır.
Bu değer kilo fazlası durumunda artı değer olarak, eksik olduğunda ise eksi değer olarak görülebilir.
 
Mineral Miktarı: Vücudumuzda iskelet sistemimizdeki kemiklerimiz yanında kıllarda, saçımızda,  dişlerde vb… yapısallarda da mineral yapı mevcuttur. Rapor size mevcut Mineral Miktarını ve İdeal Mineral Miktarı Referans Değerlerini kg ve % olarak vermektedir.
 
Protein Miktarı: Rapor size mevcut Protein Miktarını ve İdeal Protein Miktarı Referans Değerlerini kg ve % olarak vermektedir.
 
iç Organlar Çevresi Yağlanma Ratingi: Bu rating cihazlarla yapılmış bilimsel çalışmalarla paralel geliştirilmiş  1 – 59 arasında numerik bir sınıflamayı barındırır. 1 – 15 arasındaki değer 1 den başlayarak en ideal olmak üzere 15 e kadar olan sınıflama normal aralık olarak değerlendirilir. Üzerinde olan değerler ideal değerler kriterleri dışında kalır ve numerik değer yükseldikçe ideal değerlerden o oranda uzaklaştığı görülebilir.
 
Beden Yoğunluğu: Brozek’ in Body Density çalışmalarından elde ettiği hesaplama yöntemi kullanılır. Bu değer kabaca analiz yapılan kişinin 1lt sinin = kaç kg olduğunu gösterir. Çok kaba tarif ile vücut yoğunluğu düşük olan (yağlı kimseler) bazı kimselerin denizde kolayca batamadıklarından veya su yüzeyinde batmadan daha kolay kalabildiklerinden bahsedilebilir. Dolayısı ile vücut yoğunluğunun kaslı vücut yapısından kaynaklı olması durumunda bu değerin yüksek çıkması veya tam tersi olarak değerlendirilebilir.
Rapor size mevcut Beden Yoğunluğunu ve Referans Değerlerini vermektedir.
 
Kas Skoru: Kas skoru ve kıyaslamalardaki artış kas kütlesindeki bir artışı gösterebilir.
Sıvı Skoru: Sıvı skoru ve kıyaslamalardaki artış sıvı kütlesindeki bir artışı gösterebilir.
Yağ Skoru: Yağ skoru ve kıyaslamalardaki artış yağ kütlesindeki bir artışı gösterebilir.
BMI Skoru: BMI skoru ve kıyaslamalardaki artış kilodaki bir artışı gösterebilir.
BMR Skoru: BMR skoru ve kıyaslamalardaki artış Bazal Metabolizma Hızının kiloya oranla artışını gösterebilir.
Metabolik Yaş  Skoru: Metabolik Yaş Skoru ve kıyaslamalardaki artışı kiloda bir artışı gösterebilir.
 
PHASE ANGLE (Faz Açısı); Hücresel sağlık ve bozulmamışlığı anlamında bir işaretçidir. Yapılan bilimsel çalışmalar phase angle ve hücresel yapı arasında yüksek ve nerede ise linear (doğrusal) bir ilişki mevcuttur.
Düşük bir phase angle değeri ile hücrelerin enerji depolamadaki yetersizliği ve yapı bozukluğuna ait belirtiler hücre çeperinin geçirgenliği ile paralellik göstermektedir. Yani düşük bir değer, hücre yapısındaki bozulmalar konusunda bizim için bir işaretçi olabilir. Hücre çeperi yüksek bir lipid yapıya sahip olması vesilesi ile bu okunacak değer bize hücre lipid değeri hakkında da bir gösterge olacaktır.
Yüksek bir phase angle değeri çok ve yoğun sayıda bozulmamış, sağlıklı çeperleri olan hücre kütlesi varsayımını ihtiva eder.
Phase Angle değeri yetişkinler için 3 – 10 değerleri arasında olup, normal değerler 6 – 8 arasında kabul edilir. 5 in altında olan değerler için yüksek ve ciddi bir enerji depolama yetersizliğinden bahsedilmekle birlikte, 8 in üzerinde alınan değerler mükemmel olarak belirtilebilir.
Faz açısının değerlendirilmesinde yaş, cinsiyet ve BKİ’nin önemli rol oynadığı bildirilmiştir.
Faz açısı direkt olarak reaktansı etkileyen hücre membranıyla (miktar ve fonksiyon) ilişkilidir. Daha yüksek BMİ’ye sahip olanlarda daha fazla hücre dokusu (yağ ve kas) olacağı için BMİ değeri yüksek olan bireylerde faz açısı değerinin de yüksek olması şaşırtıcı değildir.
Artan yaş ve kas kaybıyla ilişkili olarak reaktanstaki azalma, artan yağ dokusu ve vücut suyunda azalma ile sonuçlanmakta ve faz açısı azalmaktadır.
Yüksek faz açısı değerleri daha yüksek hücresel membran bütünlüğü ve daha iyi hücre fonksiyonunun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Erkeklerin faz açısı, daha fazla kas dokusuna sahip oldukları için daha yüksektir. Vücutta artan kas ve yağ hücre sayısı, yani artan BMİ değeriyle faz açısı da artmaktadır. Ancak bu ilişki BMİ değeri<30 kg/m2 olan bireylerde gözlemlenirken, BMİ>40 kg/m2 olan obez bireylerde ise ters ilişki gözlemlenmektedir.
Aynı zamanda faz açısı değerinde ekstrasellüler/intrasellüler vücut suyu oranı ile fiziksel aktivite durumu da rol oynamaktadır. Özetle kas oranı arttıkça, faz açısı da artmaktadır.
 
RESISTANCE ; değeri elektrik mühendisliğinde kullanılan bir değerlendirme değeri olup, bir maddedeki elektrik potansiyelinin akıma olan nispetidir/oranıdır. Düşük direnç davranışı sergileyen bir maddeye , yüksek direnç sergileyen bir maddeye göre daha olumlu bakılır. İnsan vücudunda öncelikli ve temel akım taşıyıcı sudur. Dolayısı ile düşük bir resistans değeri geniş ve yüksek miktardaki bir yağsız vücut kütlesine işaret eder. Yüksek bir değer ise daha küçük ve düşük miktardaki yağsız vücut kütlesine işaret eder.
Resistans vücuttaki su kütlesinin hesaplanmasında yardımcıdır. Düşük direnç vücuttaki yüksek elektrik dalgası iletimini ve buna bağlı olarak daha yüksek bir sıvı kütlesini/yapısını işaret eder, yani yağ kütlesinin ters orantılı bir şekilde düşük olduğu sonucuna varılır.
Kısaca analizdeki düşük resistans değerinden yüksek miktarda yağsız kütlenin ve düşük miktarda yağ kütlesinin olduğu bir analiz yorumuna ulaşılabilir. Resistans değerinin yüksek olması durumu ise bu yargının tam tersi olarak yorumlanacaktır.
 
REACTANCE ; değeri hücrenin enerji depolama becerisini ölçümlendirmeye yönelik bir tip ölçümlendirme aracıdır. Dolayısı ile yüksek reaktans değeri bize vücudun daha kolay enerji depolama imkanına sahip olduğunu, düşük reaktans değeri ise hücrenin enerji depolama becerisinin daha düşük olacağını işaret eder.Enerjinin hücre çeperinde depolanabiliyor olması dolayısı ile reaktans değeri bize hücre çeperinin bozulmamışlığı ve/veya sağlıklı olması durumu hakkında bir işaretçi olacaktır.
 Resistans ve reaktans değerleri değerlendirme kriterleri içerisinde tek başlarına bir anlam ifade etmezler. Bu değerlendirme ve ölçümlemeler Phase Angle ın saptanmasına yöneliktir.  Kabaca kurabiyenin yapılması için bir takım malzemelere ihtiyaç vardır (yağ, un, şeker, su gibi…) ve bu malzemeler kullanılarak son ürün olarak kurabiye ortaya çıkar. Yani kurabiye tek başına yağ veya şeker değildir, tüm malzemelerin katılarak pişirilmesi sonucu oluşur. Dolayısı ile burada kurabiye olarak Phase Angle düşünülebilir, diğer her şey kurabiyenin yapılması yani Phase Angle nin hesaplanması için gereken malzemelerdir.
 
 
BU DURUMDA SONUÇLARIN HEP AYNI ÇIKTIĞI, YAŞ tan ve CİNSİYET ten BAĞIMSIZ YAPILAN ANALİZLERİN GEÇERLİLİĞİ, BU ZAMANA KADAR YAPILMIŞ OLAN BIA YÖNTEMİ İLE İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMALARA VE LİTERATÜRE AYKIRILIK GÖSTERMEKTE OLUP, GEÇERLİLİĞİ SORGULANABİLECEKTİR!
 
Her Analiz Sonrası Aynı Sonucun çıkması, Analizin Doğru Olduğunu Göstermez!
Size bir tansiyon ölçme cihazı önersek; ve her ölçtüğünüzde hep
otururken 110-70 mmHG
ayakta iken 120-80 mmHG  gösterse ve sonuçlar hiç değişmese
SİZ BU TANSİYON ÖLÇME CİHAZINI her ölçtüğünüzde aynı sonucu veriyor diye alır mıydınız?
 


Her Hakkı Saklıdır.© 2017 Tartı Medikal Dış Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti.